Türkiye'de Çocuklar Aç mı Uyuyor? Bakanlık Raporu Şoke Etti!
Dünya

Türkiye'de Çocuklar Aç mı Uyuyor? Bakanlık Raporu Şoke Etti!


15 August 20255 dk okuma41 görüntülenmeSon güncelleme: 27 August 2025

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın 2025 yılı ilk yarısına ait yoksulluk verileri, Türkiye'deki çocukların yaşadığı zorlukları çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Ailelerinin yanında temel ihtiyaçları karşılanamayan ve bu nedenle ailelerinden alınma riski taşıyan çocukların sayısındaki artış, derin bir sosyal sorunla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Bu durum, yoksullukla mücadelede daha etkili politikaların hayata geçirilmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurguluyor.

Çocuk Yoksulluğu Alarm Veriyor

Bakanlık verilerine göre, 2018 yılında 122 bin 489 olan ailesinden alınma riski taşıyan çocuk sayısı, 2025 Haziran ayında 171 bin 895'e yükseldi. Bu, yaklaşık %40'lık bir artış anlamına geliyor. Bu artış, sadece bir istatistik değil, aynı zamanda bu çocukların yaşadığı açlık, sefalet ve umutsuzluğun da bir göstergesi. Ailelerin ekonomik zorluklar nedeniyle çocuklarına bakmakta yetersiz kalması, çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimini olumsuz etkiliyor.

Bu durumun nedenleri arasında:

  • Artan işsizlik oranları
  • Yüksek enflasyon
  • Eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimdeki zorluklar
  • Sosyal yardım sistemlerinin yetersizliği

gibi faktörler sayılabilir. Bu faktörler, ailelerin ekonomik olarak güçlenmesini engellerken, çocukların da mağduriyetini artırıyor.

Yoksullukla Mücadelede Neler Yapılabilir?

Çocuk yoksulluğu ile mücadele, çok boyutlu bir yaklaşım gerektiriyor. Öncelikle, ailelerin ekonomik olarak güçlenmesi için istihdam olanaklarının artırılması, asgari ücretin yükseltilmesi ve sosyal yardım sistemlerinin iyileştirilmesi gerekiyor. Ayrıca, çocukların eğitim ve sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması, beslenme yetersizliği ile mücadele edilmesi ve çocukların korunması için daha etkili mekanizmaların oluşturulması da büyük önem taşıyor.

Bu kapsamda:

  • Ailelere yönelik mesleki eğitim programları düzenlenmeli
  • Kreş ve gündüz bakım merkezlerinin sayısı artırılmalı
  • Okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması
  • Beslenme destek programları uygulanmalı
  • Çocuklara yönelik psikolojik danışmanlık hizmetleri sunulmalı

gibi adımlar atılabilir.

Unutmamalıyız ki, çocuklarımızın sağlıklı ve mutlu bir geleceğe sahip olması, toplumumuzun geleceği için de büyük önem taşıyor. Çocuk yoksulluğu ile mücadelede hepimizin sorumluluğu bulunuyor. Devletin, sivil toplum kuruluşlarının ve bireylerin işbirliği ile bu sorunun üstesinden gelebiliriz.